08/09/2011 BirGün
Emekli Albay Halil İyigün hakkındaki ‘yargısız infaz’ iddialarıyla ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. İyigün’ün ikisi PKK’li, üç kişiyi kurşuna dizdirdiği iddiaları iki yıl önce olaya şahit olan köylüler tarafından dile getirilmiş. İnsan Hakları Derneği Van Şubesi’nin de gündeme getirdiği yargısız infaz iddiaları Çaldıran Cumhuriyet Başsavcısı tarafından görmezden gelinmiş.
Abdullah Kılıç imzasıyla dün Radikal’de yayınlanan bir haber, Van eski Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Halil İyigün ile ilgili korkunç bir iddiayı gündeme getirdi. Haberde, İyigün’ün Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı Buğullukaynak (Kel) Köyü yakınlarında iki yıl önce teslim olan iki PKK’li ile bir sivili kurşuna dizdirdiği iddiasına yer veriliyordu.
Abdullah Kılıç imzasıyla dün Radikal’de yayınlanan bir haber, Van eski Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Halil İyigün ile ilgili korkunç bir iddiayı gündeme getirdi. Haberde, İyigün’ün Van’ın Çaldıran ilçesine bağlı Buğullukaynak (Kel) Köyü yakınlarında iki yıl önce teslim olan iki PKK’li ile bir sivili kurşuna dizdirdiği iddiasına yer veriliyordu.
Habere göre olay, Özel Yetkili Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın PKK’lilere yardım ve yataklık etmekle suçlanan birini soruşturduğu sırada ortaya çıktı. Savcılığa, olaya tanıklık eden bir komando tarafından yazılmış bir ihbar mektubu gönderildi. Söz konusu mektupta, komandoların üç kişiyi teslim alarak yere yatırdıkları, ardından gelen Albay İyigün’ün komandoların geri çekilmesini isteyerek Jandarma Özel Timleri’ne infaz emri verdiği anlatılıyor. Mektupta ayrıca, İyigün’ün “Sizi tebrik ediyorum, bu teröristler çok ocaklar söndürdü, çok can yaktı. Bunlar hapse girselerdi sonra çıkıp yine dağa gideceklerdi…” dediği de öne sürülüyor.
Haberde, savcılığın konuyla ilgili bazı askerlerin ifadesini aldığı, bu ifadelerin ihbar mektubundaki ifadelerle örtüştüğü de dile getiriliyor.
İHD VAN ŞUBESİ TAKİP ETTİ
İki PKK’liyle birlikte infaz edilen sivilin adı İbrahim Atabay. İbrahim, henüz 17 yaşında bir lise öğrencisiydi. Üstelik olayın tek şahidi askerler de değil. Buğullukaynak köylüleri de iki yıl önce aynı iddiaları dile getirmiş, “Tüm köy şahit, yargısız infaz yapıldı” demişlerdi. Bu iddialar üzerine İHD Van Şubesi olay yerinde incelemelerde bulunmuş, konuyla ilgili bir rapor yayınlamıştı.
28 Ekim 2009 tarihli dört sayfalık raporda şöyle deniyordu: “7 Ekim 2009 tarihinde meydana gelen bu olayda İbrahim Atabay ve diğer iki örgüt üyesinin sağ bir şekilde yakalandıktan sonra, olay yerine gelen sivil giyimli Jandarma Özel Harekat Timleri olduğu anlaşılan sivil giyimli, ağır silahlarla donatılmış kişilere teslim edildiği ve bu kişilerce infaz edildikleri ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Olayın gerçekleştiği yer ve şekli, bulgular, tanık anlatımları, maktullerin vücudundaki yaralar ile ateşli silah yaraları, barut, yanık izleri tüm hususlar bir bütün olarak açıkça buna işaret etmektedir.”
ÇALDIRAN SAVCILIĞI ÖNEMSEMEDİ
Raporda, tanıkların tamamının olay için “infaz” dediği dile getiriliyor; bu tanıklardan Osman isminde bir çobanın “maktulleri öldürüldükleri noktadan yaklaşık500 metre mesafede 10-15 kişilik şahısların arasında gördüğü, buna bir anlam veremediği, daha sonra silah seslerini duyduğu, korktuğu için olay yerine gitmediği” aktarılıyordu.
İHD raporunda ayrıca, olay sonrası olay yerine gelen olay yeri inceleme ekibinin delilleri tam ve gereği gibi toplamadığına, Çaldıran Cumhuriyet Savcılığı’nın infaz iddialarının üzerinde durmadığına, tanıkların hepsinin dinlenmediğine ve otopsi işlemlerinin uygunsuz bir ortamda ehil olmayan bir doktora yaptırıldığına da dikkat çekiliyordu. BirGün
Olay bir katliam
İki yıl önce olaya tanık olduklarını söyleyen ve ANF'ye konuşan köylüler, şunları anlatmıştı:
Haci Eldemir: Askerler baskın sırasında direk İbrahim Atabay'ın (18) babası Abdulgafur Atabay'ın evine yöneldi. O sırada İbrahim ve yanındaki 2 kişi tepeye doğru kaçmaya başladı. Ancak ilk açılan ateş sonucu biri yaralandı. Daha sonra etraf sarıldığı için üç kişi de köyün üst kısmında bulunan bir tepede beklemeye başladı. Askerler gidip onları sağ yakaladı. Daha sonra bölgeye özel hareket timleri gitti. Burada ilk olarak 3 kişinin yanında bulunan askerlerin üstleri aranarak, askerler oradan uzaklaştırıldı. Askerlerin ayrıldıktan sonra özel hareket timlerin üç kişiyi600 metre ileride bulunan bir dereye götürdü. Bir saat sonra bölgeden silah sesleri geldi. Sonra 3 kişinin infaz edildiğini öğrendik. Bütün köy tanıktır.
Mahmut Atabay: İbrahim lise öğrencisiydi, olayın korkusuyla kaçmaya başladı. Askerler 3 kişiyi gözümüzün önünde sağ yakaladıktan sonra özel harekât timlerine teslim etti. Özel timler 3 kişiyi dereye götürerek infaz etti. Olay tam bir katliam, sorumluların açığa çıkarılmasını istiyoruz.
Haberde, savcılığın konuyla ilgili bazı askerlerin ifadesini aldığı, bu ifadelerin ihbar mektubundaki ifadelerle örtüştüğü de dile getiriliyor.
İHD VAN ŞUBESİ TAKİP ETTİ
İki PKK’liyle birlikte infaz edilen sivilin adı İbrahim Atabay. İbrahim, henüz 17 yaşında bir lise öğrencisiydi. Üstelik olayın tek şahidi askerler de değil. Buğullukaynak köylüleri de iki yıl önce aynı iddiaları dile getirmiş, “Tüm köy şahit, yargısız infaz yapıldı” demişlerdi. Bu iddialar üzerine İHD Van Şubesi olay yerinde incelemelerde bulunmuş, konuyla ilgili bir rapor yayınlamıştı.
28 Ekim 2009 tarihli dört sayfalık raporda şöyle deniyordu: “7 Ekim 2009 tarihinde meydana gelen bu olayda İbrahim Atabay ve diğer iki örgüt üyesinin sağ bir şekilde yakalandıktan sonra, olay yerine gelen sivil giyimli Jandarma Özel Harekat Timleri olduğu anlaşılan sivil giyimli, ağır silahlarla donatılmış kişilere teslim edildiği ve bu kişilerce infaz edildikleri ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Olayın gerçekleştiği yer ve şekli, bulgular, tanık anlatımları, maktullerin vücudundaki yaralar ile ateşli silah yaraları, barut, yanık izleri tüm hususlar bir bütün olarak açıkça buna işaret etmektedir.”
ÇALDIRAN SAVCILIĞI ÖNEMSEMEDİ
Raporda, tanıkların tamamının olay için “infaz” dediği dile getiriliyor; bu tanıklardan Osman isminde bir çobanın “maktulleri öldürüldükleri noktadan yaklaşık
İHD raporunda ayrıca, olay sonrası olay yerine gelen olay yeri inceleme ekibinin delilleri tam ve gereği gibi toplamadığına, Çaldıran Cumhuriyet Savcılığı’nın infaz iddialarının üzerinde durmadığına, tanıkların hepsinin dinlenmediğine ve otopsi işlemlerinin uygunsuz bir ortamda ehil olmayan bir doktora yaptırıldığına da dikkat çekiliyordu. BirGün
Olay bir katliam
İki yıl önce olaya tanık olduklarını söyleyen ve ANF'ye konuşan köylüler, şunları anlatmıştı:
Haci Eldemir: Askerler baskın sırasında direk İbrahim Atabay'ın (18) babası Abdulgafur Atabay'ın evine yöneldi. O sırada İbrahim ve yanındaki 2 kişi tepeye doğru kaçmaya başladı. Ancak ilk açılan ateş sonucu biri yaralandı. Daha sonra etraf sarıldığı için üç kişi de köyün üst kısmında bulunan bir tepede beklemeye başladı. Askerler gidip onları sağ yakaladı. Daha sonra bölgeye özel hareket timleri gitti. Burada ilk olarak 3 kişinin yanında bulunan askerlerin üstleri aranarak, askerler oradan uzaklaştırıldı. Askerlerin ayrıldıktan sonra özel hareket timlerin üç kişiyi
Mahmut Atabay: İbrahim lise öğrencisiydi, olayın korkusuyla kaçmaya başladı. Askerler 3 kişiyi gözümüzün önünde sağ yakaladıktan sonra özel harekât timlerine teslim etti. Özel timler 3 kişiyi dereye götürerek infaz etti. Olay tam bir katliam, sorumluların açığa çıkarılmasını istiyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder