24 Eylül 2011

(Muhsin Yazıcıoğlu davası) Ergenekon’a üye misiniz?

24/25/09/2011   Milliyet/ Zaman

Devlet Denetleme Kurulu raporu doğrultusunda ifadesi alınan Tuğgeneral Ali Lapanta’ya “Ergenekon’a üye misiniz? TSK’da kurulan Atakurtlar adlı yapılanma sabotaj yapmış olabilir mi?” diye soruldu.


BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldüğü helikopter kazasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) hazırladığı raporda “kaza yerini aratmamakla” suçlanan ve bu rapor doğrultusundaki soruşturmada ifadesi alınan Adana Bölge Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Lapant’ya ilginç sorular yöneltildiği öğrenildi. Malatya Özel Yetkili Başsavcıvekilliği, Lapanta ve yüksek rütbeli iki komutan hakkında başlattığı soruşturmada, haziran ayında Lapanta’nın ifadesini aldı. Lapanta’ya, “Ergenekon’a üye misiniz? TSK’da kurulan Atakurtlar adlı yapılanma sabotaj yapmış olabilir mi? JİTEM’de görev yaptınız mı?” diye soruldu. 
Kahramanmaraş’taki çalışmalara kendi inisiyatifiyle Adana’dan gittiğini, yasal olarak arama faaliyetinden Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün sorumlu olmasına rağmen çalışmalara katıldığını söyleyen Tuğgeneral Ali Lapant’ya yöneltilen bazı sorular ve yanıtları şöyle:

İhmal ve özensizlik iddiası
-  “Aynı gün, saat 22.00 sıralarında aranacak alanın iyice daraltılıp, yeni haritanın gönderildiği ancak bu alanlarda arama yapılmadığı” iddiası soruldu.
Lapanta “Haritaların arz edilip edilmediğini hatırlamıyorum. Bunun ilgili idari soruşturma da yok” yanıtını verdi.
-  DDK’nın, “25 Mart 2009’da, saat 24.00 sıralarında aranacak alanın 1 kilometreye indirildiği, kendi başkanlığındaki toplantıda da enkazın bölgede olduğu tespiti yapıldığı” iddiası soruldu.
Lapanta “Böyle bir tespit bize intikal ettirilmedi. Özel Kuvvetler, hava açtığında yarım saat içinde enkazı bulma taahhüdünde bulundu. Ancak hava o gün hiç açmadı” dedi.
-  DDK’nın, enkazın bulunduğu yerin hiç aranmadığı, kritik bölgelerin bir kez arandığı, neticede enkazı kendiliklerinden aramaya çıkan köylülerin bulunduğu, Lapanta ve diğer komutanların gerekli dikkat ve titizliği göstermediği yönündeki tespitleri hatırlatıldı.
Lapanta “Enkazın Karayakup’ta bulurduğuna yönelik tespit bize hiç intikal ettirilmemiştir. Bu tespit yapılırken, hava şartları ve arazi koşulları da nazara alınmamıştır. Bu alan düz bir alan değildir. Hava şartlarına rağmen asker sevk edilmiştir” karşılığını verdi.

Köylüleri niye engelledin?
-  BBP’lilerin ve köylülerin Sisne-Karayakup bölgesine gitmelerine izin vermediği iddiaları hatırlatıldı.
Lapanta “Çok sayıda kişi rastgele ve kontrolsüz bir şekilde araziye girme çabasındaydı. Donma ve kaybolma tehlikesi geçirildiği ihbarları gelince, İçişleri Bakanı’nın bulunduğu ortamda, parti yetkililerine araziye kontrolsüz çıkılması halinde daha fazla sıkıntı yaşayacağımızı söyledim. Engelleme olmadı” dedi.

Neden boşuna arattın?
-  Kahramanmaraş Alay Komutanı Yardımcısı Hamza Tiryaki’nin “Olay günü saat 23.00 sıralarında helikopterin yeri konusunda görüş birliğine vardık” sözleri anımsatılarak, “Buna rağmen tüm kuvvetleri kaza yeri ile ilgisi olmayan bölgeye yönlendirdiği, buraları defalarca arattığı” iddiası soruldu.
Lapanta “Böyle bir görüş birliği kesinlikle yoktur. Belirtilen bölgelerdeki aramalar birlik komutanının inisiyatifindedir. Doğa şartlarına karşı gelmenin en gözel örneği de kazanın kendisidir. Karayakup bölgesini hiç boş bırakmadan, arama yaptık” karşılığını verdi.
-  DDK’nın, arama yapıldığı yönünde kayıtların tutulduğu defterde silinti-kazıntı tespit ettiği anımsatıldı.
Lapanta “Defterin sorumluluğu il-ilçe jandarma komutanlığındadır. Aranmadığı halde aranmış gibi kayıt tutulması talimatım yoktur. Tüm ihbarları değerlendirmeye çalıştık. Hatta istihareye yatıp helikopteri rüyamda gördüm diyenlerin belirttiği yerleri de, parti yetkililerinin ve bazı siyasilerin ısrarlı talepleri üzerine belirtilen yerleri de arattım” dedi.
-  Lapanta’ya “Askerlere zirvede değil, dağlık bölgelerin tabanında arama yaptırıldığının bildirilmesi üzerine Başbakan Erdoğan’ın kendisini arayıp görüşünü sorduğu ve ‘Ben bu dağa askerimi gönderemem, çığ tehlikesi var’ dediği, bölgeyi karış karış bilenleri de engellediği, fakat bu bölgede enkazın bulunduğu” iddiaları soruldu:
Lapanta “Başbakan’a böyle bir şey söylemedim. Brifingte çığ tehlikesini anlattım. AKUT Başkanı Nasuh Mahruki de Başbakan’a doğa şartlarında helikopterin bulunmasının çok zor olduğunu söyledi” yanıtını verdi.

Kaybolan cihaz sorusu
Lapanta, helikopterdeki cihazların çalınması ve enkaz kaldırılırken bir kısım delillerin yok olmasına sebebiyet verdiği iddiasına karşı da şunları söyledi:
“Parçaların kaybolduğunu DDK raporundan öğrendim. Benim merak ettiğim, kaza kırım ekibi, kaybolmadan önce cihazların fotoğraflarını çektiği halde, niye bunları muhafaza altına almıyor. Asıl bu araştırılmalıdır. Cihazların ne işe yaradığını da bilmiyorum. Enkaz konrusunda da bir emir vermem imkansız.”


‘Cihazların sökülüp sökülmediği raporda var’
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, TCDD’nin 155. yıl etkinliklerinde, gazetecilerin Muhsin Yazıcıoğlu kazasına ilişkin sorusu üzerine şunları söyledi: “Bütün çalışma, kaza kırım çalışması, Meclis Araştırma Komisyonu raporu, Yüksek Denetleme raporları, Devlet Denetleme raporları, hepsi derlenmiş, toparlanmış savcılara verilmiştir.
O cihazların sökülüp sökülmediği gibi konular, aslında eğer kaza raporu incelenirse, orada da bu tespitlerin yapıldığı görülecektir.”
ANKARA AA 

Atakurtlar mı yaptı?
Yazıcıoğlu’nun kaybolan evrak çantası ile ilgili bilgisinin olmadığını söyleyen Lapanta’ya, Ergenekon davası tutuklusu E.Ö.’nün, Batı Çalışma Grubu ve YzCumhuriyet Çalışma Grubu yerine Atakurtlar Cumhuriyet Grubu kurulduğu, bu olayın da sabotaj olduğu yönündeki ifadesi ve TSK’da bu tip bir yapılanmayı bilip bilmediği soruldu.  Lapanta “bu iddiaları da ilk kez duyduğunu söyledi.

Ergenekon ve jitem sorusu
-  Ergenekon üyesi olup olmadığı ve Jitem’de görev yapıp yapmadığı soruldu: Lapanta “Bu sorunun sorulmasından zul duyuyorum. Ben TSK’nın onurlu bir generaliyim. JİTEM diye bir yapılanma yoktur. İnsanların kafalarından uydurduğu bir oluşumdur. İstihbarat Grup Komutanlıklarında ise hiç çalışmadım” karşılığını verdi.
-  Hrant Dink, Rahip Santoro, Zirve Yayınevi cinayetlerinde Alperen ocaklarının kullanıldığı, Yazıcıoğlu’nun bu tip olaylara engel olduğu için öldürüldüğü iddiaları anımsatıldı. Lapanta, “Bahse konu iddiaların şahsıma niye sorulduğunu anlamış değilim. Sorulması beni üzmektedir” dedi.
Yazının aslı:   http://gundem.milliyet.com.tr/ergenekon-a-uye-misiniz-/gundem/gundemdetay/24.09.2011/1442379/default.htm
[Özel Haber] İşte helikopterdeki cihazları söken subaylar
Cumhurbaşkanı Gül'ün, 'Helikopterdeki beyni keçiler sökmedi!' diyerek şüphelerini dile getirdiğikayıp cihazların sökülme görüntülerine Zaman ulaştı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düşmesiyle ilgili soruşturmanın seyrini değiştirecek videoda, dört subay var. Biri cihazları sökerken, ikisi onu izliyor. Bir asker ise görüntü çekiyor.
'Meçhul subay'ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e gönderdiği ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasıyla ilgili sır perdesini aralayacak görüntüler ortaya çıktı. Zaman'ın ulaştığı video, Cumhurbaşkanı Gül'ün, "Bana video geldi. Birileri cesetlerle ilgileniyor, birileri vida söküyor. Cihazları keçiler gelip söküp götürmedi." diyerek işaret ettiği kayıp cihazlarla ilgili tartışmalara son noktayı koyuyor. 48 saniyelik kayıt, iki yıldır kayıp olan helikopterin beyni durumundaki cihazların kim tarafından söküldüğünü gösteriyor. Video, gökyüzünde bir askeri helikopterin görünmesiyle başlıyor. Ardından enkazın etrafındaki subaylar gözüküyor. Subaylardan biri elinde turuncu tornavidayla helikopterin ön panelinden parçaları sökerken, diğeri onu izliyor. Videodaki üçüncü asker ise biraz daha uzakta oturmuş sigara içiyor. Görüntüleri kaydeden asker ise "Kardeşim şu yüksekliğe bak, inanamıyorum ya, dağ tepemize gelecekmiş gibi sanki." diye bulundukları bölgeyi tarif ediyor.
Söz konusu görüntüler Gül'e, 'meçhul bir subay'ın mektubuyla birlikte ulaştı. Cumhurbaşkanlığı makamına yazılan ve imza taşımayan mektubun ilişiğinde, helikopterin enkazında özel tornavidalarla bir parça söken kişinin görüntüleri yollandı. Gül'ün 'helikopterin beyni' olarak nitelendirdiği parçaların Argus 5000 CE ve SKYMAP IIIC cihazları olabileceği kaydediliyor. Söz konusu donanım, helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza ediyor. Hangi noktalar arasında uçtuğunu, irtifa bilgilerini, hızını kayıt altına alıyor. Her iki cihaz da kazanın ardından 29 Mart 2009 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı Kaza Soruşturma Kurulu tarafından olay yerinde görüntülenmişti. Fakat 2 gün sonra olay yerinde çekilen fotoğraflarda cihazlara da rastlanmamıştı. Söz konusu cihazlar iki yıldır kayıp.
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) kamuoyuna yansıyan raporunda, enkazda bulunamayan cihazlarla ilgili önemli tespitler yer almıştı. Tespitler rapora şöyle yansımıştı: "Cihazların 31.3.2009 günü öğle saatleri arasında yok olduğu/çalındığı anlaşılmıştır. Bölgede saat 17.00'ye kadar çalışmalarını sürdüren Kara Kuvvetleri'ne ait Sikorsky helikopterin kaza kırım heyetinde yer alan bazı personelin TC-HEK işaretli helikopter enkazı üzerinde çalışma yaptıkları görülmüştür. Başta Sikorsky helikopterin kaza kırım heyeti olmak üzere tüm şüpheliler hakkında cumhuriyet savcılığınca soruşturma yapılması önerilmektedir." DDK raporunda ayrıca bölgedeki Doğal Afet Arama Kurtarma (DAK) ve Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JOAK) timlerine de yer verilmişti. Raporda şu ifadeler yer almıştı: "Kaza mahallinde yakılarak kısmen yok edilen helikoptere ait bazı parça ve atıkların, 28.3.2009 günü bölgede bulunan DAK timi ve daha sonra oraya ulaşan ve gece orada kalan Ankara JOAK Dağcılık timi tarafından yakılmış olabileceği anlaşılmıştır." Raporda yine aynı günkü ceride kayıtlarından yola çıkılarak şu bilgiler yer almıştı: "Dokuz kişilik DAK timinin saat 10.20'de helikopter ile enkaz bölgesine indirildiği, ikinci helikopterin ise ekipleri indirirken kuyruk kısmından kırıma uğradığı ve olay bölgesinde kaldığı, ölü ve yaralı olmadığı, DAK timi yanında olay bölgesinde bir GKK ile üç komando olmak üzere 13 kişinin helikopter enkazının yanında olduğu bilgisi verilmiştir."
Kayıp GPS cihazlarıyla birlikte akıllarda soru işareti bırakan en önemli konulardan biri de helikopterin düştüğü esnada bölgede yaşanan hava hareketliliği. Genelkurmay'ın verdiği bilgilere göre, helikopterin düşmesinden yaklaşık 5 dakika önce olay mahalline 28,5 km uzaklıkta iki F-16 ve bir F-4 olmak üzere üç adet uçak vardı. Genelkurmay Başkanlığı, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'na da ulaşan yazısında kazanın yaşandığı gün saat 15:03.02 ile 15:07.40 arası dijital radar görüntü kayıtlarının doğu bölgesindeki bütün radarlarda meydana gelen kısa süreli bir arıza nedeniyle alınamadığını belirtti. DDK'nın daha önce yaptığı tespitlerde, helikopterin tam da bu zaman aralığında düştüğü yer almıştı. Genelkurmay yazısına göre ise helikopterin düştüğü anda etrafından bir savaş uçağının geçip geçmediğini gösterecek radar kayıtları yok. Çünkü radarların o anda 4 dakika 47 saniye boyunca bozulduğu belirtiliyor.
Bütün bu yaşananların ardından DDK da savcılığa önemli tespitlerin yer aldığı yeni bir değerlendirme metni gönderdi. Raporda, "Gerek kurulumuza gerek cumhuriyet başsavcılığına verilen bilgilerin niteliği-farklılığı ile söz konusu süreçlerde yaşanan çelişkilerin, kaza gününe ilişkin Genelkurmay Başkanlığı tarafından üretilen bilgi ve belgelerin sıhhatini ve tamlığını tartışılır hale getirdiği kanaatine ulaşılmıştır." ifadelerine yer verildi. Raporda "Radar görüntülerinin belirli bir süre alınamamasına ilişkin arızanın gerçekliğinin ve uçak kayıt cihazlarındaki uçuş kayıtlarının saklanıp saklanmadığının araştırılması." önerisine yer verilmişti.
  
Cihazların sökülmesinde emir-komuta zinciri göz ardı edilmemeli
Hukukçular, Muhsin Yazıcıoğlu kazasında ortaya çıkan son görüntülerin, bugüne kadar olayın üstünün kapatıldığının açık bir delili olduğunu söyledi. Görüntülerde yer alan asker kişilerin bir an önce açığa alınması gerektiğini vurgulayan hukukçular, savcıların kazayla ilgili ortaya çıkan iddialarda emir komuta zincirini göz ardı etmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Emekli Askeri Hâkim Faik Tarımcıoğlu, "Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olay, ortaya çıkan belgelerle kaza olmaktan çıktı ve sabotaj iddialarını güçlendirdi." diye konuştu. İddiaların üzerine gidilmesini isteyen Tarımcıoğlu, "Böylece kimlerin bu işi emir komuta zinciri içerisinde yaptığı çorap söküğü gibi ortaya çıkacaktır. Söz konusu kazada şüpheli konumundaki asker kişilerin görevlerinden bir an önce açığa alınması gerekir." dedi.
Emekli Askerî Hâkim Veysi Savaş da bu tarz iddiaların üzerine ilk gidecek kişinin Genelkurmay başkanı olması gerektiğini dile getirdi. Olayda sorumluluğu olan sıralı komutanlar hakkında soruşturma emri verilmesini isteyen Savaş, "Aksi durum söz konusuysa eğer, 'astın suçunu gizlemek' suçu ortaya çıkmış oluyor. Bahsi geçen görüntülerdeki cihazların sökülmesi, delilleri karartma kastıyla yapılan bir harekettir. Bu örgütsel işi özel yetkili savcıların titizlikle takip etmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Emekli Savcı Reşat Petek de, "Olayda şüpheli görülen askerî yetkililer açığa alınmalı." çağrısında bulundu. Genelkurmay Başkanlığı'nın olayın üstüne gitmesi gerekirken bunu yapmadığını aktaran Petek, şunları kaydetti: "Bu, helikopterin düşürüldüğü olayın bir suikast olduğu yolundaki iddiaların doğruluğunu güçlendiriyor. Olayda şüpheli görülenler soruşturmanın selameti açısından açığa alınarak soruşturma sürdürülmelidir."

Savcılık, Genelkurmay'a o subayları sordu
Helikopter kazasında enkazdan 'tornavida ile parça söken' askeri personelin kimliğinin belirlenmesi için savcılık harekete geçti. Malatya Özel Yetkili Savcılığı, Genelkurmay'dan o gün enkaz bölgesinde bulunan askeri personelin, ne maksatla orada oldukları ve kimlik bilgileri ile fotoğraflarını istedi. Bu arada başsavcılığın yeni bir kaza kırım ekibi oluşturacağı öğrenildi. Söz konusu ekip, olay yerinden başlayarak koruma altına alınan helikopter enkazı üzerinde inceleme yapacak. Önceki gün olayı soruşturan savcı ile görüşen Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Kemal Yavuz, "Kaza kırım ekibi en az 14 kişiden oluşacak ve olay yerinden başlayarak enkaz üzerinde ve emanette bulunan cihazlar ve yakıt numuneleri üzerinde sil baştan yeniden rapor hazırlanacak." dedi. ankara, istanbul CİHAN


http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1183463&title=ozel-haber-iste-helikopterdeki-cihazlari-soken-subaylar
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1183463&title=ozel-haber-iste-helikopterdeki-cihazlari-soken-subaylar&haberSayfa=1

Hiç yorum yok: